İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen yakalama emri ile ilgili hukuki kargaşanın yoğunlaştığı bugünlerde sitemiz yazarlarından ve 1. Ümraniye davası sanıklarından Av. Kemal KERİNÇSİZ müdafi Av. Tolga AKALIN’dan konu ile ilgili yorumda bulunmasını istedik.
KAÇAK ARA KARARI YOK
Av. Tolga AKALIN sitemize özel olarak yaptığı değerlendirme de “ İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından CMK 98/3 e göre verilen yakalama emri aynı mahkemece hakkında yakalama emri verilmiş sanıklar ile ilgili CMK 247/2b maddesi kapsamında verilmiş ve sanıkların kaçak olduğunu tespit eden bir “kaçak ara kararı” olmaması nedeniyle ve en nihayetinde sanıklar açısından hürriyet tahdidi oluşturacak olması da dikkate alınarak “konusu suç teşkil eden adli emirdir”. dedi.
Bu emrin konusunun suç teşkil etmemesi için mahkemesince CMK 247. Madde de belirtilen usul dairesinde alınmış kaçaklığı tespit eden bir “kaçak ara kararına” ihtiyaç olup ilgili birimlere yazılacak müzekkerede bu kaçak ara kararına da atıfta bulunulması gerekir. Okuduğum tensip kararında böyle bir ara karar yoktur. Daha önceden verildiğine ilişkin bir bilgide mevcut değildir.
KONUSU SUÇ TEŞKİL EDEN EMİRDİR
Bu emir hürriyet tahdit edecek olması sebebi ile konusu ve sonuçları hukuka aykırı emir olmanın ötesinde Anayasanın 137 ve Ceza Kanununun 24. Maddesi dikkate alındığında konusu suç teşkil eden emir niteliğindedir. Bu emri yerine getiren ilgili emri veren ile birlikte müşterek fail olur.
EMRİ YERİNE GETİRENLER YARGILANABİLİR
Muvazzaf subaylar açısından yakalama emrini merkez komutanlıkları, emekli subaylar açısından yakalama emrini emniyet müdürlükleri yerine getirecektir. Bu durumda emri yerine getirecek birimler “kaçak ara kararını da” istemelidirler. Eğer kaçak ara kararı mevcutsa yakalama emri infaz edilmelidir.Böyle bir ara kararının 247. Madde kapsamındaki usulle mahkemece alınmamış olması durumunda da yakalama emrini bila infaz iade etmelidirler. Aksi halde ilgili birim yetkililerinin hürriyet tahdidi sebebiyle kararı veren mahkeme heyeti ile birlikte TCK 109. Maddesi kapsamında yargılanmaları söz konusu olabilir.
Bunun dışında mahkemece yakalama kararı heyet halinde alındığı için CMK 267. Maddeye göre heyet halinde alınmış kararlardan sadece yasada gösterilmiş olanlarına itiraz mümkün olup yürürlükteki yasa da yakalama karaları bölümünde itiraz düzenlenmemiştir. Buna rağmen itiraz mümkünmüş düşüncesi ile 10. Ağır Ceza Mahkemesince itiraza açık karar verilmiştir. Yasa koyucunun yakalama kararlarına itiraz yolunu kaptmış olmasının nedeni bu kararların sadece 247. Madde de belirtilen yolla alınabilecek olmasındandır.
2023İSTANBUL Özel Haber