Benim için zor bir yazı olacaktır bu... Hem yazması zor, hem de sonuçlarına katlanmak...
Şu anki insan profilini bilmiyorum ama, ilk ayrıldıklarında hemen hemen tamamına yakınıyla sıkı dostluk ilişkilerim vardı... Daha doğrusu, MHP’deki en yakın arkadaşlarımın büyük çoğunluğu bu yeni oluşumla birlikte MHP’den ayrılmıştı...
Şimdi de bu partiye gönül veren bir çok dostum var... Bu sebeple üslûbuma azami derecede dikkat etmeye çalışacağım...
Meramımı kimseyi incitmeden anlatabilmeyi umarım...
Lâfı fazla uzatmayı sevmem... Onun için baştan ‘MHP-BBP birlikteliği’yle ilgili fikrimi beyan edeyim:
Sayın Genel Başkan’ın birleşme çağrılarının adresi ve yöntemi bellidir ve “Milliyetçiler-ülkücüler birleşin” derken murad ettiği şudur: “Mevcut siyasi kimliklerinizden sıyrılın ve MHP’ye katılın.”
Bana göre bu doğru bir yaklaşımdır...
Yitik kaybedildiği yerde aranır çünkü; birlikteliğimizi MHP’de kaybettiysek, bulacağımız yer yine MHP’dir...
Ben de iki tüzel kişiliğin birleşmesi şeklinde (DYP –ANAP birleşmesi gibi) bir birlikteliği yanlış buluyorum.
O arkadaşlarımızı BBP üyeleri olarak değil, ülkücü ve Türk milliyetçileri olarak kabul etmenin daha doğru olacağı kanaatini taşıyorum...
Neden mi?
Yüzlerce teknik neden neden sayılabilir...
Sadece tek neden söyleyeceğim: MHP’nin yapısı böyle bir birleşmeyi kaldıramaz…
(Tabii bunu söylememin nedeni birleşmenin MHP’de olacağını varsaymamdandır... Adında ‘birlik’ olduğu için, ‘birleşme BBP’de olmalıdır’ diyenler de olabilir... Herkes fikrini söylemekte özgürdür...)
*****
Boşu boşuna birbirimize gaz vermeyelim…
Uzun uzun siyasi tahlillere girmek de birbirimizin incinmesine sebebiyet verebilir... Hatıralar henüz çok taze… Bırakalım bunu gelecek nesil yapsın... Onlar daha soğuk kanlı davranabilirler...
Daha birleşme haberleri yapıldığında ortalıkta dolaşan yorumlara ve bilgi kirlenmesine bakanlar, ciddileştikçe işin nerelere varabileceğini tahmin edebilirler...
Sonuçta, iki adet tüzel kişilik ve bunların taraftarları var... Az da bir rakam değil bu... Milyonlar söz konusu olan...
Siyasi partileri yaşatan seçmenleridir... Kararı da onlar verecek... Siyasetçilerin yapması gereken seçmen kararlarının tahlilidir...
Aslında 2002 Milletvekili Genel Seçimi, ülkücü hareket açısından çok büyük dersler çıkarılması gereken bir fırsat oluşturmuştu...
O derslerden biri şuydu: MHP bu seçimde çok dramatik bir düşüş yaşarken, MHP’den kaçan oylar, ülkücü kökenli diğer partilere gitmemişti...
(Objektif olmak için burada bir açıklama yapmakta fayda var: O seçimde ATP,Doğru Yol Partisi’yle ittifak etmişti... Doğru Yol Partisi’nin aldığı %9.9 oranındaki oyda ne kadar MHP’li oyun olduğu bilinemez... Belki de yarısından çoğu MHP oyuydu!.. ATP seçime tek başına girmediği için oyları DYP’nin aldığını varsayıyorum...)
MHP’ye kızan hatırı sayılır çoğunlıktaki ülkücünün başka partilere oy vermektense, sandığa gitmediğine, gitse bile boş oy attığına bir çoğumuz şahidiz…
Bu durumdan dersler çıkaran bir çok ülkücü bunun gereğini yerine getirmişlerdi... Bugün MHP vitrininde bu gereğin sonuçlarını görmek mümkün…
Rahmetli Muhsin Başkan direndi... Bu direnişte kendince haklı sebepleri vardı... Ancak yaşasaydı, son gelişmeler ışığında bir araya gelmenin yollarını arayacağına ve hatta birleşmeyi zorlayacağına eminim…
Şimdi BBP yöneticilerinin işi daha da zor... Onlara da hak vermek gerekir... Çünkü bir siyasi partinin yöneticileri olduğu kadar, bir emanetin de taşıyıcılarıdırlar... Büyük bir sorumluluk altındalar...
Bu sebeple bir kez daha denemek zorundalar...
Onların bu arzularını doğal karşılamak lâzım... Bırakalım denesinler... Muhakkak ki, seçmen davranışından gerekli dersleri çıkaracaklardır...
Tabii ki, burada ‘denemek’ten kasıt, ‘tek başına girilecek seçim’dir...
Zaman her şeyin çaresidir... Yeter ki, zamanı yaşarken yeni kırgınlıklar oluşturacak davranışlardan kaçınılsın...
Vakti geldiğinde, her şey yerli yerine oturacaktır... Zamansız birleşme çabaları, sadece ‘birleşme kavgaları’na sebebiyet verir...
Onun için ‘şimdilik’ herkes kendi evini temiz tutsun yeter… Aynı zamanda üslübunu da…
Suat BAŞRAN
www.2023istanbul.com