Bu yazı 26 Mayis 2010, Çarsamba 00:20:34
eklenmiştir. 300 kez okunmuştur.
Yazar : Müjdat ÖZTÜRK
CHP’de yaşanan değişim Türk siyasal hayatının “birileri” tarafından yeniden tanzim edilmek istendiğini ve bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının işaretlerini veriyor.
Medya her zaman olduğu gibi Türk siyasetinde önemli bir rol üstleniyor ve yüklendiği rolü başarı ile oynayarak yarattığı “yapay bir CHP rüzgârı” ile iktidarı kendisi belirlemek istiyor.
Bu yolda son 10 gündür ve özellikle kurultayın yapıldığı hafta sonu büyük bir siyasal iletişim ve kamuoyu oluşturma stratejisi uygulandı ve her saat her dakika “yeni CHP” kamuoyuna oluşturulan imajı ve lideri ile iktidarın en büyük alternatifi olarak sunuldu.
“Yeni CHP’nin yeni lideri” de zaten bu alternatif olma iddiasını iktidar yürüyüşü olarak ifade etti.
Büyük İktidar Yürüyüşü hafta sonu CHP kurultayını izleyen medyanın bir bölümü tarafından toplumun zihnine nakşedilmek istendi ve bu imaj yine medya eliyle oluşturulan dürüst, temiz lider Gandi algısı ile güçlendirilmeye çalışıldı.
Baykal’lı CHP ile kavgalı sol siyasetçiler ve televizyonların canlı yayınına ve açık oturumlara katılan gazetecilerde başında Gandi Kemal’in bulunduğu Büyük İktidar Yürüyüşünü destekleyici açıklamalar yaptılar ve iktidara koşan bir CHP algısının oluşmasına katkı sağladılar.
Medya büyük bir iletişim ve kamuoyu oluşturma operasyonuna girişti. İmaj ve algı oluşturma çalışması yapıldı. Kanaatimce başarılıda olundu.
Hafta sonu yapılan yayınlar neticesinde normalde % 25’lerde gezen bir CHP’den değişim içerisinde halkla yakınlaşan başında da halktan bir lider bulunan iktidar alternatifi bir CHP yaratıldı.
Baykal’ın tasfiye edilerek yerine Kılıçdaroğlu’nun getirilmesiyle başarıya ulaşan operasyon iktidar alternatifi bir CHP yaratma çalışmasıdır.
Ecevit’in Karaoğlan imajı ile yakaladığı büyük sol rüzgârdan sonra % 30’ları hiçbir zaman göremeyen CHP bir çırpıda medyanında büyük desteği ile artık iktidar yürüyüşünü başlatan bir parti haline dönüştü.
Herkes üstlendiği görevi başarı ile yaptı. İmaj, algı, iletişim stratejileri uygulandı ve ortaya Gandi ile büyük iktidar yürüyüşü başlatan bir CHP çıktı.
Siyasal iletişim ile ilgilenenler bilirler; başarılı imaj üretimi için gerekli 3 unsur vardır.
Dinleyiciler için basit tema ya da mesajlar hazırlamak; yani mesaj düzenlemesi yapmak,
Rekabet edeceği mesajlardan daha dikkat çekici görünecek şekilde bu mesajı bütün iletişim kanallarına yaymak; yani göze çarpıcılığı artırmak,
Mesajı, kabul edilecek şekilde güvenilirlik tuzaklarıyla sarmalamak; yani mesajın güvenirliliğini sağlamak.
Bu 3 önemli unsur CHP kurultayına bir hafta kala başlatılmış devamında hafta sonu boyunca medya aracılığı ile uygulanmıştır.
Siyasal imaj üretmenin ilk adımı olan ve toplumu duygusal yönden etkilediği varsayılan semboller oluşturulmuş, değişim teması ve Gandi benzetmesi öne çıkarılmıştır.
Kelimeler sembollere dönüştürülmüş, kravatsız, sade, dürüst bir lider algısı oluşturulmuştur.
Toplumu böldüğü düşünülen laiklik kavramından hiç söz edilmemiş, kitleleri daha yakından ilgilendiren meseleler öne çıkarılmıştır.
Kurultay konuşması toplumun bütün kesimlerinin anlayabileceği sadelikte ve basitlikte hazırlanmıştır.
Sadece Başbakan için kullanılan ve kamuoyunun hatırında kalan Recep Bey vurgusu bu strateji gereği üretilmiştir.
CHP kurultayı medyanın bir kısmı tarafından bu stratejik akıl çerçevesinde ısrarla ve sürekli canlı yayın ve açık oturumlarla gündemde tutulmuş, değişimin ve yeni CHP imajının hem anlaşılması hem kabul edilmesi sağlanmıştır.
Medya aracılığı ile kabul ettirilmek istenen CHP imajı ve dürüst-temiz lider algısı toplumun saygın isimlerinin açıklamaları ile inandırıcı hale getirilmiştir.
Siyasal iletişimde “halktan biri” tekniği olarak ifade edilen teknik uygulanmıştır. Kemal Kılıçdaroğlu için son derece sade, sizden biri görüntüsü oluşturulmuştur.
Baykal’ın tasfiyesi ve ardından Önder Sav eliyle Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına getirilmesi üretilmiş bir siyasi imaj çalışması, kurgulanmış bir senaryonun hayata geçirilmesidir.
Kaset montaj yada değil planlanan değişim ve arzu edilen siyasi amaca ulaşılmıştır.
Netice de değişim içerisindeki CHP ve lider değişim operasyonu son derece başarı ile gerçekleştirilmiş siyasal iletişim operasyonudur ve istenen olmuştur.
CHP’de gerçekleştirilen yapay değişim ve kurgu iktidar alternatifi görüntüsü en çok Büyükşehirlerde dalgalanma yaratacaktır. Bu da Büyükşehirlerde yüksek oy almak zorunda olan diğer muhalefet partilerinin işini zorlaştıracaktır.
Dolayısıyla kahvaltı ve yemek düzenleyerek AKP- CHP denklemini Büyükşehirlerde bozmak imkânsız gözükmektedir.
“Toplantı çetelesi tutarak savunma toplayan” ve “kim kiminle buluşuyor” falı açan vizyon sahiplerinin artık kahvaltı ve yemek işlerini bırakarak önümüzdeki seçimlerde bu denklemi bozacak sosyal projeler için çalışma yapması İstanbul’un geleceği adına çok yararlı olacaktır.