Anayasa Mahkemesinde görüşülecek yasal değişiklik için, neler söylendi?
“İktidar Mahkeme kararını kale almasın, Anayasa Mahkemesi siyasi iradeyi tahakküm altına almak istiyor, Ana muhalefet Mahkemesi gibi davranıyor….vb”
AKP’nin “iktidarımızın üzerinde güç yok, kimseyi tınmayız” anlayışını geçiyorum. Demokratik kurumları önünde engel görmek ve denetlenmemek arzusu. Raportör raporunda “yasalaşmamış bir yasa Anayasa Mahkemesinde görüşülemez” diyor.
Şimdi yandaşlar bunun kulpuna yapışacak. Doğrudur, bir dizi değişikliği öngören yasa henüz referandum sonrası onaylanmamıştır. Fakat referandum farklı bir süreç. Anayasamızda ise Cumhurbaşkanının onayladığı yasal değişikliğin, mahkemeye götürülmesi hükmü açıktır.
AKP’nin kapatılma davası sürecinde dile getirilen “Venedik Kriterleri” dâhil bir dizi “hukuk dışılık" paketde mevcut. Bir yandan 1980 Anayasasını reforme ediyoruz deyip, öbür yandan 1980’den daha geriye gidiş var ki konumuz bu değil.
O maddelerin nasıl geçirildiğini hep birlikte izledik. İktidar paketi geçirmek için, kendi vekillerini kontrol altına aldı. Sıradan AKP vekiline “hangi değişiklik oldu?” deseniz, cevap veremez.
21 Ekim 2007’deki referandum öncesinde iktidar, bir maddeyi geri çekti. Üstelik geri sayım başlamıştı. Paket yine referandum öncesinde Anayasa Mahkemesinde götürülmüştü. Şimdi değişen nedir?
AKP iktidarının Haziran 2007 deki yasal düzenlemesi, CHP ve Cumhurbaşkanı Sezer tarafından farklı gerekçelerle Anayasa Mahkemesine taşınmıştı. Sezer’in imzasının ardından “Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa değişikliğine “Halkoyuna sunulmak üzere” notu düşülmüştü. Bu konuda günlerce konuşuldu, paket yasalaşmadığı için Anayasa Mahkemesine başvurulamaz dendi. Fakat paket mahkemeye gitti.
Bu yüzden raportörün “değişiklik teklifi yasalaşmadığı için iptal talebinin reddini istemesi” aynı filmin 2010 versiyonu.
Anayasa’ya uygun değişiklik yapıldı ise niye bunca tereddüt yaşanıyor, anlamak zor.
* * *
12 Eylülde Ne olacak?
12 Eylülde referandum mutlaka olacak. Yargı reformu kapsamındaki iki maddeden, Anayasa mahkemesinin yapısını değiştiren madde budanabilir. AKP o iki maddeden birisi bile gitse, baskın seçim kararı vereceği öne sürülüyor. Bunca yıpranmaya, terörle mücadelede zafiyet görüntüsüne rağmen o kararı alabilir mi?
Alırsa muhalefetin ilk dikkat edeceği sandık güvenliği. YSK’nın açıklayacağı seçim sonucuna muhalefette ulaşmalıdır. SEÇSIS ile girilen seçimlerin güvenirliği sorgulanmadıkça, bu yol tek çaredir.
Dünya lideri olmuş devletlerin, her zemin ve şartta seçimlere müdahale ettiği biliniyor. Türkiye’deki seçim sistemi onlar için biçilmiş kaftan. Neticeye gelirsek; Bu ortamda AKP’nin erken seçim kararı alacağını ummuyorum.
* * *
Yüzyılın Kardeşlik Projesiymiş!
Sabahattin Önkibar – 19 Haziran 2010 – Yeniçağ
Geçtiğimiz Ekim ayını hatırlayın! PKK eşkıyası Habur’da savaş kazanmış kahramanlar misali karşılanırken Başbakan Erdoğan, “Ne güzel manzaralar bunlar. İşte kardeşlik bu” sözlerini etmiş ve yaşanan o rezilliğe alkış tutmuştu. Ne zaman ki Türkiye ayağa kalktı, Recep bey her zaman yaptığını yaparak anında çark etti ve farklı şeyler söylemeye başladı.
Baktı ki papuç pahalı yani Türk halkı kıyameti koparıyor, Erdoğan sadece söylemini değil, eylemini de değiştirdi. Habur’a gelenler bir bir tutuklanmaya başladı! Peki son durum yani 8 ay sonraki bu tutuklamalar ne anlama mı geliyor? AKP’nin balonunun bir kere daha patladığının anlamına çekiliyor! Evet, AKP ve Erdoğan bir kez daha duvara tosluyor!
Ben CHP ile MHP’nin yerinde olsaydım, Erdoğan’ın eşkıya Habur’a ilk geldiği gün ettiği, “Ne güzel görüntüler bunlar” sözlerini cd’ye yükletip halka dağıtır ve dün ile bugün diye de olayı resmederdim!
Neval KAVCAR
www.2023istanbul.com