Bu yazı 12 Temmuz 2010, Pazartesi 14:31:37
eklenmiştir. 458 kez okunmuştur.
Yazar : Suat BASARAN
12 Eylül, sonuçları dikkatlice değerlendirildiğinde açıkça görüleceği gibi, bölgesel ölçekte bir projenin Türkiye ayağıydı…
Ve “Bizim çocuklar” gerçekten işlerini iyi yaptılar…
İyi yaptılar çünkü,“Asmayıp besleyelim mi?” diyenlerin, “astıkları” ve “besledikleri” ortadadır…
‘İrtica’ ve ‘bölücülük’ü ihtilâllerine temel gerekçe yapanların uygulamaları ve gelişen olaylar ortaya çıkardı ki ‘gerekçe’, sadece kelimelerin piçleştirilmesiymiş…
Esasen ‘irtica’ kelimesi hemen hiçbir zaman aslına uygun kullanılmamıştı… 12 Eylül gösterdi ki,‘bölücülük’ kelimesinin de anlamı başkaymış…
12 Eylül’ün sözde tehlike olarak gösterdiği ıÜü‘irtica’nın dünkü savunucuları,bugün, siyasi iktidarlarını ekonomi ve hukuk alanlarında da iktidar olmakla taçlandırmak yolundadır. 12 Eylül’ün ihtilale gerekçe gösterdiği odaklardan biri, 12 Eylül sayesinde, ‘mutlak iktidar’ı hedefleyebilmektedir.
Bölücülüğün geldiği nokta da ortada… Daha evvel aşiret ve ağalar eliyle yürütülen ve kitleleşip şehirleşemeyen bölücülük, bu çok bilmişlerin sayesinde, artık, ‘modern ulus bilinci’ne ulaşmayı umabilmekte…
Adamların yaptığına bakarmısınız?
Bir tehlikeyi(!) cami ve tekkelerden çıkartıp iktidara taşıdılar, diğerini nerelere!..
Diyarbakır Cezaevinde insanlık dışı uygulamaları yapan rejimin başının, yıllar sonra “federasyon tartışılmalıdır” herzesini yumurtlaması; söz konusu uygulamaların gerçekte hangi amaca hizmet etmek için, özellikle ve özenle tasarlandığını göstermesi bakımından ibretlik değil midir?
Sizce bu dâhiyâne plân gerçekten Ankara’da mı tasarlandı?
*****
12 Eylül’ün besleyip büyüttüğü bunlar şimdi de yeni bir Anayasa hazırladılar...
Güya 12 Eylülcülerin yaptıkları Anayasa’yı değiştirerek, 12 Eylül’ün demokrasi karşıtı uygulamalarını ortadan kaldıracaklarmış…
Ve maalesef birçok insanımız bu aldatmacayı yemiş gözüküyor...
Bu arkadaşlarımızın unuttuklarınokta 12 Eylül’ün zaten miadını doldurmuş olduğu gerçeğidir… Dışarıdan yönlendirildiği ortada olan söz konusu hareket, zaten görevini yerine getirmiş, doğal olarak da delillerin yok edilmesinin vakti gelmiştir… Delilleri yok etmek de cinayetten fayda sağlayanların işi olsa gerek…
Şu anda yapılan tam da budur…
Artık Türkiye yeni bir aşamanın eşiğindedir…
‘Bölgenin şekillenmesi’ ,12 Eylül’deki halk oylamasıyla yeni bir merhaleye ulaşılacaktır…
****
12 Eylül Anayasası'na karşı olduğunu söyleyenlerin bununla 82 Anayasası'nı kastettikleri açıktır…
Onların bu kastı, sadece kendilerini bağlar ve 12 Eylül’ün ne olduğunu anlamamanın eseridir…
Bizlere göre ise, 12 Eylül’ün gerçek ruhunu yansıtacak Anayasa,büyük bir tevafukla 12 Eylül’de halkoyuna sunulacak Anayasa taslağıdır…
82 Anayasası sadece bir ön hazırlıktı ve bunu görmemek için insanın ya kör olması gerekiyor, ya da…
Şimdi birileri ülkücülük hassasiyetleri adına ve “12 Eylül Anayasası'na hayır demek” argümanıyla, yapılacak halk oylamasında ‘evet’ oyu kullanacaklarını açıklama yarışına giriyorlar…
İnanıyorum ki %90’ın üzerinde oy almış 82 Anayasası’nda, adı geçen arkadaşların temsil ettikleri zihniyetin ‘evet’ i vardır…
Merkezî hiyerarşiden kopmayı marifet sayan ve ‘ün kapma’yı buna bağlayan marazi kafalarıneseri olan bir zihniyettir bu…
*****
82 Anayasası'na hayır diyen, onun çocuğuna evet diyorsa; bizlerin yapacağı bir şey yoktur…
Görev doktorlarındır…
Dün 82 Anayasasına hayır diyenler için tutarlılık, onun doğurduğuna da hayır demektir…