Bu yazı 18 Temmuz 2010, Pazar 00:20:22
eklenmiştir. 306 kez okunmuştur.
Yazar : Suat BASARAN
Çok adice bir oyun oynanıyor… Mevcut iktidar ve yandaşlarının teröre yaklaşımlarını takip edenler bunu bütün çıplaklığıyla görebiliyorlar…
Çok adice bir oyun oynanıyor… Mevcut iktidar ve yandaşlarının teröre yaklaşımlarını takip edenler bunu bütün çıplaklığıyla görebiliyorlar…
Bunlara göre, İmralı’da yatan kişi bir piyon… Bir kısım kürtçülerin tezi olan “Öcalan TC’nin ajanıdır” yaklaşımı bu zevata da sirayet etmiş anlaşılan…
*****
Öcalan’ın ilişkileri ve bağlantıları, başta merhum Uğur Mumcu olmak üzere bir çok kişinin dikkatini çekmiştir…
Meseleye devlet sorumluluğu dışında bakanlar için, bu yaklaşım gayet doğaldır ve ikna edici verilere de sahiptir…
Ancak konu, devlet yönetme sorumluluğunda olanların söylemlerinde yer buluyorsa işin rengi değişir…
Çünkü birinciler sadece tahlil yapma haklarını kullanıyorlar... İkincilerin işgal ettikleri makam, gereğini yapmayı icap ettirir…
Ama nedense, PKK terörünü, ‘ devlet’ in bir takım gizli(!) kurumların marifeti olarak gören devlet(!) idarecileri, bunun gereğini yerine getirmiyorlar…
Madem ki PKK, devletin derinliklerindekilerin -bugünlerde buna Ergenekon deniyor-kontrolündedir, evvelemirde yapılması gereken, bu odakları çok somut delillerle kamuoyuna açıklamak değil mi?
Nedense bu yapılmıyor ve kendi beceriksizliklerini ya da ihanetlerini örtmek için en iğrenç eylemleri bile, ‘Ergenekon’a ihale eden kinayeli ifadeleri geveliyorlar…
Sanırsın adamlar gönüllü PKK sözcüsü…
Böyle bir ülkede PKK, en kanlı eylemleri, gerek Türk ve gerekse dünya kamuoyu önünde zor durumda kalmadan yerine getirebilir…
Öyle ya nasılsa suçlu(!) belli…
*****
Bunları gördükçe insan düşünmeden edemiyor...
Yoksa kavga ‘kürtçülüğün kontrolü’ kavgası mıdır?
Kürtçülerin belirli bir kesimi önderliğin PKK’da olmasından ve kitlelerin Öcalan’ı mit haline getirmesinden rahatsızlar… PKK hareketinin kürtçülüğe ve Kürtlüğe zarar verdiğini düşünüyorlar…
Öcalan’ı kendi kitlesinin gözünden düşürmek için her yolu denemelerinin sebebi bu…
Yukarıda bahsedilen yaklaşım bu açıdan incelenmeye değer…
Demek ki, iktidarla, kürtçülerin belirli kesiminin buluştuğu nokta burası…
Kimsenin günahını almak istemem, insanlar farklı gayelerle ikinci şahıslarla aynı noktada buluşabilir...
Ancak öyle bir görüntü ortaya çıkıyor ki, mide bulandırmaması imkânsız:
Bir yanda ‘devletin içindeki derin yapılanma’ nın kontrolündeki PKK, öte yanda iktidar tarafından kontrol altına alınmaya çalışılan diğer barışçı(!) kürtçüler…
Bu görüntüyü Türkiye uzun süre taşıyamaz…
Geniş halk kitleleri kendilerini bir oyunun parçası olarak görebilirler… PKK’ya karşı verilen destansı mücadele basit bir kurguya dönüşüverir halkın gözünde…
Büyük strateji uzmanları(!) bunları düşünmezler mi?
Ya da düşünürler de onun için mi böyle davranırlar?